Rusya Ukrayna’yı İşgal Edecek mi, Putin Ne İstiyor?

 Rusya Ukrayna’yı İşgal Edecek mi, Putin Ne İstiyor?
Okunuyor Rusya Ukrayna’yı İşgal Edecek mi, Putin Ne İstiyor?

Rus kuvvetleri Ukrayna’da savaşa mı hazırlanıyor? Batı’dan güvenlik garantisi talep eden Rusya, Ukrayna sınırına yakın bölgelere 130 bin asker yığmış durumda.

ABD tüm Rus güçlerinin her an bir askeri harekât başlatmak için hazır olduğunu söylerken, Moskova sürekli olarak böyle bir planı olmadığını belirtiyor ve bazı askerlerini geri çektiğine işaret ediyor.

Bundan sonra olacaklar, Avrupa’nın tüm güvenlik yapısını tehlikeye atabilir.

Rusya Ukrayna’ya saldırı planı olmadığı konusunda ısrarlı. Ancak Rusya 2014’te Ukrayna’yı işgal ettiği ve topraklarını ele geçirdiği için tehdit ciddiye alınıyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre Ukrayna sınırı yakınlarına 100 binden fazla Rus askeri konuşlandırıldı ve 30 bini aşkın askeri de Ukrayna ile 1.084 km. sınırı olan Belarus’ta tatbikat yapıyor. ABD Başkanı Joe Biden, toplam sayılarının 150.000 olduğunu söylüyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, muharebe tatbikatlarını tamamladıktan sonra bazı birimlerini karargâhlarına geri göndereceğini ancak büyük tatbikatların hala devam ettiğini söyledi.

Belarus tatbikatlarının 20 Şubat’ta sona ermesi planlanıyor.

ABD, Rus işgalinin hala çok gerçek bir tehdit olduğuna inanıyor, ancak Vladimir Putin’in böyle bir kararı olup olmadığı bilinmiyor.

Birçok Batılı hükümet, tehdit nedeniyle vatandaşlarını Ukrayna’dan ayrılmaya çağırdı ve Biden’ın en üst düzey askeri yetkilisi General Mark Milley, Rus kuvvetlerinin önemli miktarda zayiata yol açacak büyüklükte olduğu uyarısında bulundu.

Ukrayna Devlet Başkanı, Batı’ya ‘panik’ yaymama çağrısında bulundu. Fransa, Putin’in asıl amacının daha iyi bir güvenlik anlaşması elde etmek olduğuna inanıyor; Almanya Başbakanı ise Putin ile görüşmek üzere Moskova’ya gitti.

Putin, Rusya’nın savaş istemediğinde ve ‘müzakerelere gitmeye hazır’ olduğunda ısrar ediyor; ancak Batı’nın saldırgan yaklaşımı olarak nitelediği durum devam ederse ‘uygun misilleme askeri-teknik önlemleri’ almakla tehdit ediyor.

Rusya, Ukrayna’yı neden tehdit ediyor?

Rusya, Ukrayna’nın hem NATO hem de AB gibi Avrupa kurumlarına yönelmesine uzun süredir direniyor; Batı’dan temel talebi, Ukrayna’nın NATO’ya katılmayacağını garanti etmesi.

Ukrayna hem AB hem de Rusya ile sınır paylaşıyor ancak eski bir Sovyet cumhuriyeti olarak Rusya ile derin sosyal ve kültürel bağları var ve Rusça yaygın konuşulan bir dil.

Ukraynalılar 2014 başlarında Rusya yanlısı devlet başkanlarını görevden aldıklarında, Rusya Ukrayna’nın güneyindeki Kırım yarımadasını ilhak etti ve doğu Ukrayna’nın büyük bir bölümünü ele geçiren ayrılıkçıları destekledi. İsyancılar, o zamandan beri Ukrayna ordusuyla savaşıyor ve bu çatışmalarda 14 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Rusya NATO’dan ne istiyor?

Rusya, NATO ile ilişkisini yeniden şekillendirmede ‘kritik bir an’dan söz ediyor. Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Riyabkov, ‘Ukrayna’nın asla ve asla NATO üyesi olmamasını sağlamak bizim için kesin bir zorunluluktur’ dedi.

Putin, Ukrayna’nın NATO’ya katılması halinde ittifakın Kırım’ı yeniden ele geçirmeye çalışabileceğini söyledi.

Moskova, NATO ülkelerini Ukrayna’ya silah ‘pompalamak’ ve ABD’yi Rusya’nın gelişimini kontrol altına almak için gerilimi körüklemekle suçluyor.

Putin, ‘Rusya’nın geri çekilecek başka yeri kalmadı; bizim kılımızı kıpırdatmadan oturacağımızı mı sanıyorlar?’ diye şikâyet etti.

Aslında Rusya, NATO’nun 1997 öncesi sınırlarına dönmesini istiyor.

NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin artık son bulmasını ve Doğu Avrupa’daki askeri faaliyetlerine son verilmesini talep ediyor. Bu, muharebe birliklerinin Polonya ve Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya’dan çekilmesi; Polonya ve Romanya gibi ülkelerde hiçbir füzenin konuşlandırılmaması anlamına geliyor.

Putin, Batı’nın 1990’da NATO’nun ‘doğuya doğru bir cm. bile genişlemeyeceğine’ söz verdiğini ama bu sözünü tutmadığını söylüyor.

Ancak bu, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden önceydi, dolayısıyla o zamanki Sovyet Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov’a verilen söz, yalnızca Almanya’nın birleşmesi bağlamında Doğu Almanya’ya atfendi.

Gorbaçov daha sonra ‘NATO’nun genişlemesi konusu o sırada hiç tartışılmadı’ demişti.

Rusya ayrıca ABD ile nükleer silahların her ülkenin kendi sınırları dışına konuşlandırılmasını yasaklayan bir anlaşma önerdi.

Rusya, Kırım’da tarihsel bir hak iddiası olduğunu öne sürerek yarımadayı ele geçirdi. Ukrayna, Aralık 1991’de dağılan Sovyetler Birliği’nin bir parçasıydı ve Putin bunun ‘tarihi Rusya’nın dağılması’ olduğunu söyledi.

Putin geçen yıl Rusları ve Ukraynalıları ‘tek millet’ olarak adlandırmıştı; bu, onun Ukrayna’ya dair düşüncesi hakkında ipucu veriyor. Ukrayna’nın mevcut liderlerini ‘Rus karşıtı bir proje’ yürütmekle suçladı.

Rusya, ayrıca doğu Ukrayna için 2015’te imzalanan Minsk barış anlaşmasının yerine getirilmemesinden de rahatsız.

Ayrılıkçı bölgelerde bağımsız gözlemcilerin gözetiminde seçimlere gidilmesi yönünde hala bir düzenleme yok. Rusya, uzun süredir devam eden ihtilafın bir parçası olduğu yönündeki suçlamaları reddediyor.

Rusya durdurulabilir mi?

Putin, Biden ile birkaç kez görüştü ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rus liderle uzun görüşmeleri sırasında Putin’in ‘gerginliğin kaynağı olmayacağına’ dair söz verdiğini söyledi.

Soru, Rusya’nın ne kadar ileri gideceği.

Beyaz Saray, Rusya’nın sınır ötesi herhangi bir hareketinin yeni bir işgal olarak görüleceğini vurguladı; ancak Rusya’nın siber saldırılar ve paramiliter taktikler de dahil olmak üzere başka silahları var. Ocak ayında Ukrayna hükümetine ait 70 web sitesi çöktüğünde Rusya, saldırının arkasında olduğu yönündeki Ukrayna suçlamalarını reddetti. Ukrayna’nın en büyük bankalarından ikisi Şubat ayı ortasında bir siber saldırıya uğradı.

Pentagon Rusya’yı, işgale bahane sağlamak için sahte bir saldırı videosunu yayına hazır tutmakla suçladı. Rusya bunu yalanladı.

Rusya ayrıca isyancıların kontrolündeki bölgelerde yaklaşık 700 bin pasaport dağıttı. Böylece, istediğini elde edememe halinde, atacağı herhangi bir adımı, kendi vatandaşlarını korumak için harekete geçme gerekçesiyle haklı çıkarmaya çalışabilir.

NATO’nun 30 üyesi, açık kapı politikasını durdurmaya yönelik her türlü girişimi reddetti.

Ukrayna, NATO’ya katılmak için net bir zaman çizelgesi arayışında olsa da, İngiltere Büyükelçisi Vadym Prystaiko BBC’ye verdiği demeçte, üyelik taahhüdünün hala Ukrayna anayasasının bir parçası olduğunu, ancak savaşı önlemek için bu konuda esnek olabileceklerini söyledi.

Batı, Ukrayna için ne kadar ileri gidecek?

ABD ve diğer NATO müttefikleri, Ukrayna’ya muharebe birlikleri gönderme planları olmadığını, bunun yerine destek teklif ettiklerini açıkça belirttiler.

Pentagon, 8 bin 500 savaşa hazır askeri alarma geçirdi ve Almanya, Romanya ve Polonya’ya 3 bin ekstra asker gönderiyor. Diğer NATO müttefikleri, ittifakın doğu kanadına desteklerini artırdı.

Batı’nın elindeki diğer araçlar, danışman ve silahları içeren askeri yardım ve yaptırımlar görünüyor.

Biden, Ukrayna’ya saldırı olması durumunda Rusya liderini ‘şimdiye dek hiç karşılaşmadığı’ önlemlerle tehdit etti. Peki bunlar neleri içerebilir?

Rusya açısından en etkili ekonomik darbe, Rusya’nın bankacılık sistemini uluslararası Swift ödeme sisteminden koparmak olacaktır. Bu, ABD ve Avrupa ekonomilerini de kötü etkileyebileceği endişesiyle her zaman son çare olarak görüldü.

Bir diğer önemli tehdit, Rusya’nın Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattının Almanya’da açılmasını engellemek. Almanya’nın enerji düzenleyici kurumu bu önlem hakkında karar aşamasında.

Biden, Vladimir Putin’e yönelik kişisel yaptırımların da düşünüleceği konusunda uyarırken İngiltere de ‘Kremlin içindeki ve çevresindekilerin saklanacak hiçbir yeri olmayacak’ uyarısında bulundu.

Potansiyel bir anlaşmanın hem doğu Ukrayna’daki savaşı hem de daha geniş güvenlik sorununu kapsaması gerekecek. Sallantılı bir ateşkes yürürlükte ancak 2014 ve 2015 Minsk barış anlaşmalarını yeniden canlandırmaya yönelik olarak Rusya, Ukrayna, Fransa ve Almanya arasındaki görüşmelerde şu ana kadar bir ilerleme sağlanamadı.

Ukrayna, anlaşmanın şartlarından memnun değil; zira bu anlaşmanın Rusya’ya ve ayrılıkçılara çok fazla şey verdiğini düşünüyor.

Putin, Ukrayna liderine, ‘Beğen ya da beğenme güzelim, buna katlanmak zorundasın’ dedi.

ABD ve NATO’nun Moskova’ya gönderdiği ve sızdırılan bir belge, Batı’nın Rusya ile daha geniş bir güvenlik anlaşmasına nasıl baktığının bir göstergesi olabilir.

Raporda ABD, kısa ve orta menzilli füzelerin sınırlandırılması ve kıtalararası füzelerle ilgili yeni bir Start anlaşması konusunda müzakerelere başlanabileceğini söylüyor.

Washington ayrıca ‘şeffaflık mekanizmasının’ bir parçası olarak Polonya veya Romanya’da kruz füzesi bulunmadığına dair güvence verecek ve Rusya da iki Rus füze üssüne ilişkin güvence sağlayacak.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle