• Ana Sayfa
  • Haber
  • Dolarda Yeni Bir Atak Gelir mi: Enflasyon ve Kurda Yükseliş Sürecek mi?

Dolarda Yeni Bir Atak Gelir mi: Enflasyon ve Kurda Yükseliş Sürecek mi?

 Dolarda Yeni Bir Atak Gelir mi: Enflasyon ve Kurda Yükseliş Sürecek mi?
Okunuyor Dolarda Yeni Bir Atak Gelir mi: Enflasyon ve Kurda Yükseliş Sürecek mi?

Fed faiz artırımına hazırlanırken, tüm dünya bunu tartışıyor. Dolar global piyasalarda yükselişte. 

Türkiye’de ise enflasyon yükselişte, kurda sıkışma görülüyor. 

Dolar yeniden yükselir mi?

‘Enflasyon yükseliyor. Yeniden kurda bir atak olabilir’

CHP 24. Dönem Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, kur korumalı mevduat ve mevcut ekonomi politikaları üzerine açıklamalarda bulundu. CHP Ekonomi Masası TV’de Evren Devrim Zelyut’un sorularını yanıtlayan Türeli, ‘Enflasyon yükseliyor. Yeniden kurda bir atak olabilir. Yeniden yukarıya doğru çıkabilir. Kur korumalı mevduat sistemi sürdürülebilir değil‘ dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin ‘Bu Fed’i kafanıza takmayın, Fed’in etkisi olmaz. Sıcak para zaten gitti‘ söylemine ilişkin olarak ise Türeli ‘Fed etkisi teğet geçmeyeceğini bütün dünya biliyor’ diye konuştu.

‘Fed etkisi teğet geçmeyeceğini bütün dünya biliyor’

Türeli şöyle konuştu:

“Fed etkisi teğet geçmeyeceğini bütün dünya biliyor. Nebati yakın zamanda da bir açıklama yaptı. Biz politika faizini önemsizleştirdik.  Nasıl önemsizleştirdiniz? Peki o zaman şu soruyu sorma hakkımız yok mu Devrim Bey bu ülkede yaşayan insanların? Neden oturup faiz oranlarını yüzde 19’da bırakmadınız da yüzde 14’e indirdiniz?  Bütün ekonomik değerleri alt üst ettiniz. Kuru çıkardınız yukarıya. Enflasyonu artırdınız. Bunu sonucunda ben başaramazsam üzülürüm gibi birtakım konuşmalar yaptı.

Devlet yönetimi böyle olmaz. Devlet yönetimi ciddiyet ister. Devlet yönetimi liyakat ister, birikim ister. Kurumların itibarlı olduğu bir yapının oluşmasına ihtiyaç var. Buraya layıkıyla bu işi yapacak insanların gelmesine ihtiyaç var. Ama bu içinde yaşadığımız kriz bize gösteriyor ki mevcut olan bu sistem zaten tek adam rejimi her şeye bir kişinin karar verdiği bütün işlerin o doğrultuda yapıldığı buna bir anlamda kılıf uydurulduğu bu yapılan hamlelere bir şey. Onun dışında da şunu da söylemek lazım bu devleti yöneten kişiler bakanlar, Merkez Bankası başkanları bunlar öyle her önüne geldiği zaman mikrofon tutulana konuşmazlar. Sonuç itibariye bu ciddiyettir. Konuştuğunuz zaman ekonomideki bütün karar alıcılar, hane halkları, şirketler, yabancı sermayenin geldiği ülkelerde sonuçta o ülkedeki kişilerin sorumluluk mevkiinde bulunanların ne dediğine bakarlar. Bunların söyledikleri ciddiye alınır.

‘Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik konjonktür hiç umut verici değil’

Fed başkanı konuşuyor Fed başkanı konuştuktan sonra bütün ekonomide o konuşmalar üzerine yorum yapılıyor. Çünkü Fed başkanı konuşması sadece Fed başkanının kendi düşüncesi de değil. Orada sonuçta bir araya gelip Amerikan ekonomisi için ya da Avrupa’da da yine keza benzeridir. Ne yapılması gerektiğini konuşuyorlar. Orada görev yapan Merkez Bankası başkanlarının hepsi 15-17 yıl görev yapıyor. Aynı zamanda bürokrasi içinde süreklilik de önemlidir. İşini güzel yapan insanlar bu süreç içinde devam ederler. O itibarı güven ve istikrarı sağlamaya ihtiyaç var. Bizim gibi kurumların bu kadar yıpratıldığı, Merkez Bankası’nın bağımsızlık konusu sözde bir bağımsızlık ama bağımsızlık olmadığı ortada. TUİK’in ortada durumu. Türkiye’nin temel istatistiklerini üretmekte sorumlu olan bir kuruluşun içinde bulunduğu durum ortada. Zaten atanan yönetici görevden alınan yöneticilerin durumu da bu sıkıntıları gösteriyor. Ne yazık ki bugün içinde bulunduğumuz ekonomik konjonktür hiç umut verici değil.

‘Kur yukarı çıkabilir’

Enflasyon yükseliyor. Kurda yeniden bir atak olabilir, kur yukarı çıkabilir. Çünkü kur korumalı mevduat sistemi sürdürülebilir değil. Enflasyonun arttığı bir ortamda nasıl sağlayacaksınız insanların orada kalmasını?

Buradaki hikaye bu kur garantileri verildi. Ortaya çıkan zararlarda Hazine zararları olacak. Nasıl karşılanacak? Bu ülkedeki vergi mükellefleri, bu ülkede yaşayan milyonlarca insanın, bizim vergilerimizle karşılanacak. Hem bugünü borçlandıran, hem bugünün dengelerini bozan, hem de gelecek kuşakları borçlandıran son derece olumsuz uygulamalardır.’

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle