• Ana Sayfa
  • Haber
  • “Dolarla İşi Olmayan” Çalışan Kesimi Piyasalardaki Oynaklık Nasıl Etkiledi?

“Dolarla İşi Olmayan” Çalışan Kesimi Piyasalardaki Oynaklık Nasıl Etkiledi?

 “Dolarla İşi Olmayan” Çalışan Kesimi Piyasalardaki Oynaklık Nasıl Etkiledi?
Okunuyor “Dolarla İşi Olmayan” Çalışan Kesimi Piyasalardaki Oynaklık Nasıl Etkiledi?

Birkaç ayda yükselen dolar bir gecede düştü. 

Son haftalarda piyasalarda yaşanan dalgalanma için Hazine ve Maliye Bakanı Nebati ‘küçük yatırımcı’nın kaybına dikkat çekmişti. Diğer yandan da ‘dolarla ne işiniz var?’ söylemi gelince sadece dolarla işi olan mı yoksa sade yatırımcı tarafı mı çarpıldı? 

Piyasalar işinde gücünde çalışanları nasıl etkiledi?

“Çarpılan küçük yatırımcı oldu”

Barış Soydan yazısında, ‘Sadece küçük yatırımcı değil bireysel emeklilikteki milyonlar da çarpıldı’ diyor…

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, “Çarpılan küçük yatırımcı oldu” demişti. Veriler çarpılanın sadece küçük yatırımcı değil aynı zamanda bireysel emeklilik sistemindeki milyonlarca emekçi olduğunu gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TL mevduata kur garantisi sistemini açıkladığı ve doların 18.4 TL’den 11 TL’ye düştüğü 20 Aralık ile dün, yani 28 Aralık arasında, kayıtlı 375 emeklilik fonundan 323’ü zarar etti. Türkçesi, çalışanların maaşlarından zorunlu biçimde kesilerek bireysel emekliliğe yatırılan paranın çok büyük kısmı son bir haftada eridi.

Üstelik bu enflasyondan arındırılmamış rakam. Aralık ayında enflasyonun en az yüzde 10 olduğu tahmin ediliyor. Yüzde 17 tahmin edenler de var. Düşük tahmini dikkate alsak bile (Resmi enflasyon 3 Ocak’ta açıklanacak) bireysel emeklilik sistemindeki milyonların parasının reel olarak en az yüzde 10, ortalamada yüzde 20-30 eridiğini görüyoruz.

“Son bir hafta olağanüstü bir dönemdi”

“Son bir hafta olağanüstü bir dönemdi” diye itiraz edenler olabilir. O zaman son bir aya bakalım.

Devletin bireysel emeklilik sistemindeki vatandaşları bilgilendirmek için kurduğu Tefas.gov.tr sitesine göre son bir ayda da emeklilik fonları ya zarar etti ya da üç-beş tanesi hariç enflasyonun çok altında, yüzde 0 veya yüzde 1’li oranlarda getiri sağlayabildi.

Bu daha enflasyondan arındırılmamış oran. Aralıkta enflasyon yüzde 10 olduysa fonlar yüzde 9-10 oranında eridiler.

Tekrar edeyim, “küçük yatırımcıların” riski göze alarak yatırdıkları paradan değil, 7 milyondan fazla emekçinin maaşlarından yasa gereği zorla kesilen paradan söz ediyoruz.

Çalışanların parasının yüzde 10-15’i Aralık ayında buhar oldu. “Çarpılan”, 7 milyondan fazla emekçi oldu.

Son bir yıla baktığımızda

Son bir yıla baktığımızda da emeklilik fonlarının önemli bir kısmının enflasyonun altında getiri sağladığını, yani çalışanların paralarının erimesine neden olduğunu görüyoruz.

Türkiye İstatistik Kurumu’na göre (TÜİK) son bir yılda tüketici enflasyonu yüzde 21.3 olarak gerçekleşti.

Bağımsız iktisatçıların oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (Enagrup) yüzde 50’nin üzerinde olduğunu hesaplıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı da son bir yılda kentte yaşam maliyetinin yüzde 50.18 arttığını açıkladı…

Tefas’ta kayıtlı 375 emeklilik fonundan sadece 57’si son bir yıl içinde yüzde 21.3’ten fazla getiri sağlayabildi, yani katılımcıları olan çalışanların birikimlerini enflasyon karşısında koruyabildi. 318 emeklilik fonunda ise çalışanların parası reel olarak eridi.

İstanbul’da durum çok daha kötü

Üstelik bu, TÜİK’in resmi enflasyonuna göre bulduğum sayı. Türkiye ekonomisinde büyük ağırlık oluşturan, emekçilerin de önemli kısmının yaşadığı İstanbul’da durum çok daha kötü.

İstanbul Planlama Ajansı’nın yüzde 50.18’lik enflasyon oranını dikkate alalım ve son bir yılda kaç emeklilik fonunun bu kadar getiri sağladığına bakalım.Sadece 20 emeklilik fonu son bir yılda yüzde 50.18’in üzerinde getiri sağlayabilmiş. Geri kalanlar, milyonlarca çalışanın birikimlerinin “gayriresmi” enflasyon karşısında erimesine neden olmuş.

Çalışanlara ne kalacak?

Daha fonların yönetim ücretleri bu getirilerden düşülecek. Çalışanlara ne kalacak?

“Ama devlet bireysel emekliliğe yüzde 30 katkı payı veriyor” diyecekler çıkabilir. İyi de bireysel emekliliğe dahil olup 3 yıl sistemde kalmadan çıkmak isterseniz, devlet katkı payı alamazsınız. Üçüncü yılın sonunda devlet katkı payının yüzde 15’ini, altıncı yılın sonunda yüzde 35’ini, onuncu yılın sonunda yüzde 60’ını alabilirsiniz. Yüzde 30 katkıyı almak için emekliliğe hak kazandığınız zamanı, yani 56 yaşını beklemeniz gerekiyor.

Hastalığı var, sağlığı var; herkesin 60 yaşına kadar bekleme imkanı olmayabilir.

60 yaşına kadar bekleyemeyenler çarpıldığıyla kalacak.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle