• Ana Sayfa
  • Haber
  • Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş: ‘Hazine Bu Yükü Kaldırabilir’

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş: ‘Hazine Bu Yükü Kaldırabilir’

 Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş: ‘Hazine Bu Yükü Kaldırabilir’
Okunuyor Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş: ‘Hazine Bu Yükü Kaldırabilir’

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün açıkladığı dövize endeksli TL mevduatta vadelerin 3, 6 ve 12 ay olacağını söyledi. Bunun Türkiye’ye özgü bir ürün olduğunu aktaran Ateş, ‘Düşüncem 3-6-12 aylar gibi vadelerde vatandaş parasını belli bir faizden, ister kamu ister özel hangi bankaya yatırırsa yatırsın vade sonunda arada bir fark olursa, ana para artı faizin üzerinde bir kur artışı olursa bu Hazine tarafından karşılanıyor. Böyle yapılacağı bize teyit edildi’ dedi.

Dolar ve enflasyondaki düşüşü yorumlayan Hakan Ateş, bu ürünün Türkiye’ye özel olduğunu belirtirken, Hazine’nin yükü kaldırabileceğine de değindi.

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, Habertürk’te gündemdeki konularla ilgili soruları yanıtladı.

Ateş’in konuşması şu şekilde:

Her şeyden önce seri toplantılar yapıldı, Bankalar Birliği olarak. Bu çerçevede sayın bakan, BDDK ve Merkez Bankası ile görüşüldü.

Türkiye Cumhuriyeti en yetkili ağızdan, Sayın Cumhurbaşkanı ile serbest piyasa ekonomi ve kambiyo rejimine tam tamına bağlı olduğunu söylemiş oldu.

Kredi faizlerine yansır!

Bunun Türkiye’ye özgü bir ürün olduğunu kaydeden Ateş, kendilerine bir miktar sınırlaması iletilmediğini aktardı. 

Ateş ”Hazine, dövize endeksli TL mevduatın yükünü kaldırabilir” diye konuştu. 

Ateş, sistemin kredi faizlerine de muhakkak bir şekilde yansıyacağını belirtti. 

Ateş ”Düşük döviz ihtiyacı ve spekülatif atak imkanının düşük oluşunu dikkate alırsak dövizin normalde artmaması beklenir” ifadesini kullandı.

3, 6 ve 12 ay vade olacak

Düşüncem 3-6-12 aylar gibi vadelerde vatandaş parasını belli bir faizden, ister kamu ister özel hangi bankaya yatırırsa yatırsın vade sonunda arada bir fark olursa, ana para artı faizin üzerinde bir kur artışı olursa bu Hazine tarafından karşılanıyor.

Böyle yapılacağı bize teyit edildi.

Bir kurumlar tarafı var. İthalat yapacak olanlar, ihracatçılar var. Bu tür firmalar için TCMB bugünkü kurdan sadece faiz farkı gözeterek forward talep edebilecek.

Sıcak para spekülatör yok sistemde. Böyle bir hareket görmedik piyasada. Tasarruf mevduatı sahiplerinin sakinleşmesi onları rahatlatacaktır.

Mevduatta miktar sınırlaması yok!

Bu kararlarla oynaklık stabilize olacak.

Bize iletilen bir miktar sınırlaması yok.

BES’e getirilen yüzde 5 ilave var. Batı bununla gelişti ve uzun vadeli fon ihtiyaçlarını bu ürünü ciddi kullanarak karşıladı.

Kurun aşağı inmesi, umuyoruz ki fiyat seviyelerinin aşağı inmesi, köpük geri alındığı zaman enflasyonu da olumlu etkileyeceği için döviz talebini de asgaride tutacaktır.

Stopaj yükünü alıyor

Stopaj gibi önemli bir yükü de üzerinizde alıyor. Şu an o en önemli zirve aşıldı. Bundan sonrası güvendir. Bu tür şeyi çok fazla konvansiyonel ürün gibi niteleyemeyiz ama piyasanın içinde mi içinde.

Şunu da unutmayalım. 2.5 -3 yılda pandemi döneminde dört büyük merkez bankası 25 trilyon dolar büyüdü yani para bastı.

Bu da dünyadaki tasarruf eylemini yüzde 4’lerden 12’lere çıkardı ve harcanabilir geliri çok artırdı. Bunun neticesinde emtia fiyatları, enerji fiyatları çok arttı.

Bütün dünyada enflasyonist bir baskı ama biz kendi içimizde oynaklığı önlemek ve enflasyon ve faiz düzeyini, kur düzeyiyle birlikte üçlü bir ayak olarak dengeli bir şekilde götürmek için çok alışılmış olmayan ama piyasanın içinde bir uygulamayla stabilizasyon sağlandı.

Kur ve enflasyon düşer

Kurumlara verilen forward garantileriyle onların talepleri de makul düzeye inecek. Kur seviyesi makule çekildiği gibi enflasyonu da makul düzeylere çeker.

Türkiye’ye özel bir ürün

Çok ciddi rakamlarla her yıl muhabir bankalarla iyi ilişkisi sayesinde sendikasyon diye bir pazar oluştu.

Dolayısıyla bu da Türkiye’ye özgü bir üründür. Hiçbir mali piyasada böyle bir sendikasyon piyasasına ben şahsen rastlamadım.

Bir ürün geldi bu dünyada yok, çalışır çalışmaz diye hüküm vermek doğru değil.

İstikrar herkesin yararına. Bankalar parayı faiz düşerken kazanır, yükselirken değil.

Türkiye’deki borçlanma oranı yanılmıyorsam yüzde 40’lar düzeyinde. Maastricht Kriteri, bunun üzerinde çıkma denilen yüzde 60. Burada yüzde 15-20 gibi bir yer olduğu görülür.

Hazine bu yükü kaldırabilir

Hane halklarının borçluluğu göreceli olarak azdır. Bütçe açığı da iyi götürüldü. Hal böyle olunca da yönetilebilir bir durum görünüyor. Bugünkü makro göstergeler itibarıyla bu karşılanabilir durumda.

Sistem kredi faizlerine de muhakkak bir şekilde yansıyacak.

Hazine dövize endeksli TL mevduatın yükünü kaldırabilir.

Yastık altında hepimiz biliyoruz, milyarlarca dolar altın duruyor. Kimisi getirisine filan bakmadan kasasına koymaya çalışıyor. En emniyetli paranın duracağı yer bankadır.

Enflasyon bugünden yarına hemen düşmez

Kanaatim şu, kurumsal tarafta Merkez Bankası’nın yapacağı açıklamayla birlikte telaş yok.

Bir yandan da hane halkı ilk satışlarıyla bunu gösterdi. Şimdi ürünü görecek. Spekülatif atak olmayacak, swap marketleri filan limitli olduğu dikkate alınırsa bu dövizin normalde artmaması beklenir.

Dünyada altın, değerli metal fiyatı hep dolara göre. Dünyada nereye gidiyor bir kenara koymak lazım.

Ons artarsa Türkiye’de sıfır enflasyon olsa da artacağı, düşerse düşeceği anlamına gelir.

Burada odaklanmamız gereken kurdur. Enflasyonun bugünden yarına hemen düşeceğini beklememek lazım.

Bunun çalışması güven güven güven… Piyasanın ve oyuncuların birbirine güvenmesiyle bunun üstesinden geleceğimizi düşünüyorum

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle