• Ana Sayfa
  • Haber
  • Köyde Yaşayan Trans Birey İhsan Hala, Armağan Çağlayan’ın Net Sorularına Samimi Cevaplar Verdi

Köyde Yaşayan Trans Birey İhsan Hala, Armağan Çağlayan’ın Net Sorularına Samimi Cevaplar Verdi

 Köyde Yaşayan Trans Birey İhsan Hala, Armağan Çağlayan’ın Net Sorularına Samimi Cevaplar Verdi
Okunuyor Köyde Yaşayan Trans Birey İhsan Hala, Armağan Çağlayan’ın Net Sorularına Samimi Cevaplar Verdi

Armağan Çağlayan her zaman olduğu gibi yine dikkat çeken bir işe imza attı. Daha önce sosyal medyanın da yakından tanıdığı Manisalı İhsan Hala bu sefa Gör Beni programının konuğuydu. Armağan Çağlayan’ın samimi sorularına bakalım İhsan Hala’nın cevapları nasıl olmuş?

Armağan Çağlayan’ın YouTube’da yayınlanan Gör Beni programı yine dikkat çekici bir röportaja imza attı. Manisa’nın Saruhan Köyü’nde yaşayan 55 yaşındaki İhsan Hala’nın hikayesine gelin birlikte bakalım.

İzmir’den döndüğünüzde (35 yaşındayken) böyle mi döndünüz köye?

Ben kendimi bildim bileli böyleyim zaten. Kendimi fark ettiğimden beri ev işi yapayım, temizlik yapayım, anneme yardım edeyim hep öyleydim. Ha tabii İzmir’e gidip geldikten sonra (Manisa’ya) daha da bu şekil giyinmeye başladım. Böyle daha rahat hissettim kendimi. Ta ki 2011 yılına kadar. Ne zaman gazetelere çıktım, ‘hala’ oldum ondan sonra daha da rahat. Yani en azından özgürüm, eskiden bir baskı vardı üzerimde gizli saklı… Nasılsa şimdi herkes biliyor. İsteyen bu şekil kabul eder, istemeyen etmez. Bu hayat benim hayatım. Kötü bir şeyim olmadıktan sonra bu şekilde yaşamaya devam ediyorum.

Köyde kalmak bir tercih mi yoksa şehre gidersem ben orda kaybolurum, mahvolurum mu?

Aynen öyle dediğiniz gibi. Köyde çok mutlu ve huzurluyum. Hiçbir gelirim yok, komşularımın ve takipçilerimin yardımıyla geçinen bir insanım ama inanılmaz mutlu ve huzurluyum. Şu an buraya geldim ama dönmek için ışınlanayım. Burayı da geçtim Akhisar 14 km. Komşularımla oturmaya gidiyoruz, en fazla bir saat. İkinci saat köye gidelim, eve gidelim diye çocuk gibi tutturuyorum. Köyün yoluna döndüğüm zaman dünyalar benim oluyor. Ne parasızlık, ne açlık, ne susuzluk hiçbir şey aklıma gelmiyor.

Kardeşiniz var mı? Yeğenleriniz?

Hepsi var. Beş kardeşiz, en küçük benim ama hiçbiriyle görüşmüyorum. En büyük ablamla aramızda sadece bir duvar var ama yolda teğet geçiyoruz birbirimizle. 

Niye?

Eniştemden dolayı diyeceğim. Peki eniştem her dakika evde mi? Ablam istedikten sonra her zaman gelir. Dedim ya aramızda sadece bir duvar, uzatsa elimi tutacak. İstese yapamaz mı? Her şeyi yapabilir bana. Demek ki o da istemiyor.

Ne bekliyorsunuz hayattan?

Sağlık, sıhhat en önemlisi o. Elden ayaktan düşmeyeyim de. Öyle bi şey olursa Allah o gece canımı alsın diyorum. Tek başımayım sonuçta. Komşularıma beni bi gün, iki gün görmezseniz gelin cama vurun, kapıya vurun, bi şey yapın yani diyorum. Sonuçta insanız. 1 dakika sonra ne olacağımız belli değil.

Bir gün kalkıp “ben artık böyle yaşamak istemiyorum” diye annenize babanıza mı söylediniz?

Yok söylemedim. Onlar rahmetli olduktan sonra 2011 yılında tanındım, hala olarak piyasaya çıktım. O da nasıl oldu, temizliğe gittiğim ailenin bir kızı vardı. İzmir’de yaşıyordu. O da hep hala diyordu zaten, abla demiyordu. Abla denmesini hiç sevmem, abla çok kaba geliyor. Hala kibar. Ben senin resimlerini çekeceğim ama doğal ol yani dedi. Bize geldiğin zaman iş yaparken, ot toplarken falan… Bana poz verme dedi, iyi dedim ben de çekti. Sonra ‘bu resimleri Alsancak’ta sergide yayınlayacağım, ister misin?’ dedi. Olur dedim ben de. Sergide yayınlarken Yeni Asır’dan kulakları çınlasın İlker Bey diye birisi ‘Seçil ya, böyle bir insan var mı yoksa bu senin bir kurgun mu?’ demiş. Yoo demiş bizim köyde yaşıyor, bize temizliğe geliyor. ‘Ben gitsem röportaja kabul eder mi? demiş. Sonra beni aradı, gelsin dedim. Sonra Yeni Asır’dan tut bütün gazeteler döküldü eve.

Ne iş yapıyordunuz İzmir’de?

Karşıyaka’da müzik işi yapıyordum. Kaset ve CD satıyordum. 15 yıl çalıştım orda. Sigorta girişim var 1982’de ama 1295 gün gösterilmiş. Ordan da emekli olamıyorum. Ancak toplu para ödenirse ondan sonra emekli olabiliyormuşum. 

Yeşil kartınız var mı?

Var

Amileyat düşündüm, düşünmedin mi diyeceksin şimdi. Avukata danıştım, babamın 15 milyar parası varmış, ayrıyetten 1500 TL para alacakmışım cinsiyet değiştirip kadın olursam. (babasının maaşının bağlanacağını kast ediyor) Şimdi diyorum hala olmak için bir savaş verdim. Bu şekilde bile asılan eden oluyor. Kadın olursam daha da çok rahatsız eden olacak. Mesela bir arkadaşım öyle dedi resmen. Biz seni şu an böyle kabullendik hala olarak dedi. Ben, eşim, çocuğum, annem, babam… Ama yarın öbür gün kadın olarak geleceksin, eşim seni kıskanacak dedi. ‘Niye, bende gözü mü var?’ dedim. Ben yine benim, ha hala olmuşum ha kadın olmuşum ne fark eder? İşte öyle değil dedi…

55 yıldır yaşadığını en büyük pişmanlık neydi?

Tabii benim elimde olan bir şey değil ama niye kadın olarak dünyaya gelmedim?

Ne eğlendirir sizi en çok?

Müzik, sahne, oynamak… Çıkayım göbek atayım, yetiyor bana. Ne açlık ne susuzluk hiçbir şey ya. O kadar mutlu oluyorum ki o sahnede. Kapı gıcırtısına oynarım. Düğünlerde millet hep beni bekler. Hala hadi çıksana oynasana diye. Bi de sık sık kıyafet değiştiririm. Kadınlar hep acaba ne giyip gelecek diye bakar.

Röportajın tamamını buradan seyredebilirsiniz.

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle