ERHAN KALELİ KİMDİR?

 ERHAN KALELİ KİMDİR?
Okunuyor ERHAN KALELİ KİMDİR?

3 çocuklu bir ailenin en büyüğü olarak dünyaya geldi. Ondan önce doğan 2 ağabeyi henüz bebekken vefat etti.
Fakirlik içinde çocukluk dönemini geçirdi. 5 yaşına geldiğinde ailesi Ankara’ya yerleşti. Kendisi 7 yaşındayken babasının geçirmiş olduğu bir kaza nedeniyle ilkokula 1 yıl geç başladı. İlkokul ve ortaokul hayatı başarılarla geçti, okulda sevilen, zeki bir öğrenciydi. Dereceyle bitirdi.
2005 yılında yapılan ALS (Askerî Liselere Giriş Sınavı)’nı ilçede tek kazanan öğrenci olarak 15 yaşında Hava Kuvvetleri adına Kuleli Askerî Lisesi’ne başladı. Askeri lise hayatı oldukça sakin, sanatla iç içe geçti. Komutanları tarafından sevilen disiplinli bir öğrenciydi. Kuleli Askeri Lisesi biterken gözlerinin bozulması nedeniyle sağlık muayenesinden elenince Kara Harp Okulu’na devam etti. Okulun henüz intibak eğitimi döneminde Askeri Liseden gelen bir grup arkadaşıyla işkence yapılmaya başlandı. 4 yıl devam eden bu işkenceler neticesinde 700 kişilik devreden işkence görüp okulu bitirmeyi başaran yaklaşık 20 kişiden biriydi. Ergenekon Balyoz döneminde soruşturma geçirdi. 17-25 Aralık dönemi nedeniyle hükûmet ile Fetullah gülen cemaatinin arası açılınca kumpaslara devam edilemedi. Hapis yatmaktan kurtuldu. Kumpas listesinde bulunup okuldan mezun olmayı başaran devredeki 3 kişiden biriydi.

Jandarma Sınıf Okulu’nu, ardından Foça Komando Okulu’nu bitirdi. Özel Kuvvetler’e seçildi, fakat gitmedi. Staj döneminde 700 kişide yurtdışı yüksek lisansa (dünyanın önde gelen üniversitelerinden biri olan Warwick Üniversitesi’ne) seçilen tek kişiydi, gönderilmedi. Yerine gönderilenler 15 Temmuz sonrası ordudan ihraç edildi. Tunceli Ovacık’ta Komando birliğinde tim komutanı olarak göreve başladı. O sırada hendek operasyonları başlayınca ve her gün şehit haberi gelince dilekçe yazarak gönüllü olarak Diyarbakır sur’a giden devredeki 2 kişiden biriydi. Taburdaki tek kişiydi. Silah arkadaşı Şehit, kendisi Gazi oldu. Silah arkadaşlarını yanında şehit verdi. Kan gördü, çatışma gördü, insan hayatının basit siyasi söylem ve zıtaşmalarla nasıl harcanabildiğine şahit oldu.

GATA’da tedavisi 2 ay yatağa bağlı, yaklaşık iki yıl ise yürüyemeden devam etti. Hak edildiği üzere Gaziler idareye tazminat davası açarken o kendi devletine dava açmayı reddetti. Göreve devam edip çift maaş, masa başı iş teklifini de reddetti. Çok severek 15 yaşında başladığı, mezun olabilmek için büyük bedeller ödediği, işkenceler gördüğü askerlik mesleğine ve üniformasına, ileride daha büyük işler yapmak ve bunun için daha özgür olmak istediği için veda etmek zorunda kaldı. İstifa etti. 2020’de 18 martta, külliyede kendisine verilmek istenen madalyayı 28 şubat tarihinde Suriye İdlib’te 33 şehidimizin olduğu olay sonrası yaşadığı hüzünden dolayı ve ben Çankaya’nın gazisiyim diyerek törene katılmadan, daha sonra valilik ve kaymakamlık törenlerini de es geçerek il sağlık müdürlüğüne giderek gösterişsiz bir şekilde imzayla elden aldı.

2015 yılında gidemediği yüksek lisansı ve içinde ukte kalan akademik kariyerini ülkedeki çalkantılı duruma ses olabilmek için bir süre ertelemek zorunda kaldı. Bu süreçte FETÖ ve METÖ diye tabir ettiği Menzil yapılanması ile mücadele etti. Savcılığa giderek bilgi notları bıraktı, suç duyurularında bulundu. TEM şubeye giderek yeniden yapılanmaları anlattı. Fakat dikkate alınmadı. Dikkate almayan emniyet mensupları ve savcılar hakkında suç duyurularında bulundu.

Sadece FETÖ ve Menzil değil, ırkçılığa karşı olduğu için ırkçı grupların, irticaya karşı olduğu için irticacıların, askeri okullardaki yapılanmalara karşı açıklamalar yaptığı için askeri öğrencilerin sözlü saldırılarını uğradı. Hakkında karalama kampanyaları yapıldı.

Jandarma Genel Komutanlığı ve bizzat Jandarma Genel Komutanı Org. Arif Çetin tarafından suç duyurusunda bulunarak, Türk milletini aşağılamak, suç uydurma, kamu görevlilerine hakaret’ten hakkında 2 ayrı soruşturma açıldı. Öne sürdüğü iddialar ise araştırılmadı, örtbas edildi. Gözdağı için evine polis gönderildi.

Jandarma’daki ve ordudaki tarikat tehlikelerini anlatmaya devam ettiği için hakkında açılan 3. soruşturmadan sonra orduevlerine girişi usulsüz bir şekilde yasaklandı.

Evine polis gönderilen, hakkında usulsüz soruşturmalar açılan ve orduevlerine girişi yasaklanan Kaleli, başına gelecekleri umursamadan kararlı bir şekilde hala mücadelesine devam ediyor. İdeolojik görüşünü soranlara ise, “sadece Atatürkçüyüm” diyor. Aynı zamanda yazar, yayıncı, ressam, mühendis, yönetmen olan gazimiz “Sanatla anılmak isterim, fakat gördüklerine kayıtsız kalamayan vicdanım beni farklı mücadelelere yöneltiyor” diye de ekliyor.

Kaleli Medya’nın sahibidir. Ankara’da yaşamaktadır.

Sosyal Medya Hesapları :
Twitter : https://twitter.com/erhankaieli?s=21
İnstagram : https://instagram.com/erhan.kaleli
Web Sitesi :https://www.erhankaleli.com.tr

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle